top of page

MEME HASTALIKLARI

MEME KANSERİ

Rutin Meme Kontrolleri Nasıl Yapılmalı? Meme hastalıkları genel cerrahlar veya genel cerrahlar arasında özelikle meme hastalıkları ile ilgilenen cerrahlar tarafından takip edilir. Bu nedenle memenizde herhangi bir sorun olduğunu düşünüyorsanız öncelikle bir genel/meme cerrahına başvurmalısınız. Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile 40 yaşından itibaren düzenli olarak meme kontrollerinizi yaptırmalısınız. Ancak ailede meme kanseri öyküsü varsa daha genç yaşlarda takip altına alınmanız doğru olur. Cerrahınız sizin şikayetlerinizi ve aile öykünüzü dinledikten sonra kapsamlı bir meme muayenesi yapar, gerekiyorsa ultrasonografi, mamografi gibi radyolojik tetkikler, meme başı akıntısından sürüntü veya şüpheli yerden örnek (biyopsi) alır. Sonuçlarına göre size bir takip veya tedavi programı sunar.

Memenin Anatomisi Nasıldır? Meme, her biri birkaç lobül içeren 15 ila 20 lobdan yani süt bezlerinden oluşur.  Süt bezlerinin etrafında meme cildinin hemen altında yağ dokusu bulunur. Süt bezlerinden gelen süt kanalları birleşerek meme ucuna açılır. Meme ucu kompleksinin cildinde yerleşmiş olan pigmentler ergenlik döneminde koyulaşarak areola adı verilen bölgeyi oluşturur. Areolada yağ bezleri ve ter bezleri bulunur. Ayrıca areola yüzeyinde küçük yükseltiler oluşturan ve Montgomery tüberkülleri adı verilen aksesuar bezler bulunur. Hamilelik boyunca areola genişler ve pigmentasyon daha da artar. Memenin üst dış kadranı, diğer kadranlara göre daha büyük hacimde doku içerir. Çıkıntılı konik forma sahiptir. Koninin tabanı kabaca daireseldir ve çapı 10 ila 12 cm'dir. Memenin boyutunda, konturunda ve yoğunluğunda bireyler arasında önemli farklılıklar vardır. Memenin lenf akımı büyük çoğunlukla koltuk altındaki lenf bezlerine doğrudur.

Türkiye'de Meme Kanseri Tarama Programı Nasıl Yapılıyor? Dünyada bütün gelişmiş ülkeler meme kanseri tarama programları uygulamaktadırlar. Her ülkenin ilgili kurumlarının aldığı karar doğrultusunda herhangi bir şikâyeti olmayan kadınlar düzenli olarak mamografik taramadan geçirilir. Taramaya dâhil edilen kadınların yaş aralıkları ve tarama sıklıkları her ülkede küçük farklılıklar içerir.    T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye’de meme kanseri tarama programını 40-69 yaş arasındaki kadınlara uygulamaktadır. Programa göre herhangi bir şikâyeti olmasa bile 40-69 yaş arasındaki tüm kadınlar düzenli olarak mamografi taramasına davet edilmektedir. Program, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri [KETEM] tarafından yürütülmektedir. Ücretsiz uygulanan programda tarama mamografisinde herhangi bir sorun olmayan kadınlar iki yıl sonra kontrol mamografisi için planlamaya alınır. Tarama programında herhangi bir şüpheli bulgu saptanması durumunda ileri tetkik ve gerekirse tedavi için genel cerrahlara veya bu konuda yoğunlaşmış olan meme cerrahlarına yönlendirilir.

Meme Kanserinde Risk Faktörleri Nelerdir? Dünyada bütün gelişmiş ülkeler meme kanseri tarama programları uygulamaktadırlar. Her ülkenin ilgili kurumlarının aldığı karar doğrultusunda herhangi bir şikâyeti olmayan kadınlar düzenli olarak mamografik taramadan geçirilir. Taramaya dâhil edilen kadınların yaş aralıkları ve tarama sıklıkları her ülkede küçük farklılıklar içerir.    T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye’de meme kanseri tarama programını 40-69 yaş arasındaki kadınlara uygulamaktadır. Programa göre herhangi bir şikâyeti olmasa bile 40-69 yaş arasındaki tüm kadınlar düzenli olarak mamografi taramasına davet edilmektedir. Program, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri [KETEM] tarafından yürütülmektedir. Ücretsiz uygulanan programda tarama mamografisinde herhangi bir sorun olmayan kadınlar iki yıl sonra kontrol mamografisi için planlamaya alınır. Tarama programında herhangi bir şüpheli bulgu saptanması durumunda ileri tetkik ve gerekirse tedavi için genel cerrahlara veya bu konuda yoğunlaşmış olan meme cerrahlarına yönlendirilir.

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir? Meme kanserli kadınların %70’inde ilk bulgu memede genellikle ağrısız, sert ve hareketsiz bir kitlenin varlığıdır. Kitle genelde etrafındaki meme dokusu ile beraber hareket eder. Bu özelliğiyle fibroadenomdan ayırt edilir. Kitlenin sınırları çoğu kez iyi tayin edilemez. Düzensiz bir yüzeye sahiptir. Bazen kitle memede asimetri yaratabilir ya da gözle fark edilecek boyuta ulaşabilir. Bu durum kolları yukarı kaldırma ya da öne eğilme ile daha belirginleşebilir. Meme başına yakın yerleşimli tümörler bazen meme başının içeri doğru çökmesine neden olabilir. Meme başı akıntısı meme kanserli kadınların yaklaşık %10’unda ilk belirti olabilir. Kendiliğinden gelen akıntıların %90’ına yakınının altında iyi huylu bir sebep yatar. Yine de akıntının nedenini ortaya çıkacak araştırma ve incelemelerin yapılması gerekir. Kendiliğinden gelen meme başı akıntısı sebepleri arasında ergenlik, gebeliğin son üç ayı, emzirme dönemi başlangıcı, uzun süre doğum kontrol hapı kullanımı ve menopoza girilen dönemler sayılabilir. Hastaların %2’sinde kanser kendini önce meme başını, daha sonra da boyalı bölgeyi içine alabilen egzama benzeri bir yara, ileri dönemde ise ülsere yara ile gösterebilir.  Hastaların %2-4’ünde kanser enflamasyon, enfeksiyon bulguları ile ortaya çıkar. Meme polikliniklerine başvuran hastaların yaklaşık %50’sinde şikâyet memede ağrıdır. Ancak meme kanserli hastaların büyük çoğunluğunda özellikle de ilk dönemlerde ağrı olmaz. Klinik bulgu vermeyen ve yalnızca ağrı şikâyeti ile başlayan meme kanseri seyrektir. Meme kanseri bazen de sadece koltuk altında şişlik ile kendisini gösterebilir.

Hamilelikte Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir? Gebelik sırasında tespit edilen meme kanseri varlığında hem anne hem de fetüs dikkate alınır. Genel olarak, meme kanseri olan hamile kadınlarda fetüsü korumak için yapılması gereken bazı değişiklikler dışında hamile olmayan hastalardaki gibi tedavi edilir. Meme kanseri tedavisi gebelik nedeniyle gereksiz yere geciktirilmez. Hamileliğin sonlandırılmasının meme kanserinin tedavisinin daha iyi yapılmasına faydası yoktur. Ancak gerekiyorsa hamileliğin sonlandırılması göze alınır. Değerlendirme aşamasında fetüsü korumak için radyasyon içeren tanı yöntemlerinden (mamografi gibi) kaçınılır. İlk üç ay anne karnındaki fetüsün organ gelişiminin en kritik dönemdir. Bu nedenle gebeliğin her döneminde cerrahi tedavi yapılabilmesine karşın eğer mümkünse dördüncü aydan itibaren uygulanır. İlk üç ay içinde yapılması zorunlu olan meme kanseri ameliyatlarında gebelik sonlandırılabilir. Daha sonra radyoterapi gerekliliği olduğundan gebelikte yapılan meme kanseri ameliyatlarında sıklıkla memenin tamamının alınması (mastektomi) tercih edilir. Koltukaltı lenf bezleri alınabilir veya ameliyatta değerlendirilebilir. ​Kemoterapi, radyoterapi gibi tedavi yöntemleri de her hasta için ayrı ayrı değerlendirilip uygulanır.

Erkeklerde Meme Kanseri Görülür mü? Tüm meme kanserlerinin yaklaşık %1'i erkeklerde görülür. Genellikle memede ele gelen bir kitle olarak fark edilirler. Bazen koltuk altı lenf bezleri de büyüyebilir. Tanı ve tedavisi tıpkı kadınlardaki meme kanseri gibi yapılır.

Paget Hastalığı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Tüm meme kanserlerinin yaklaşık %1'i erkeklerde görülür. Genellikle memede ele gelen bir kitle olarak fark edilirler. Bazen koltuk altı lenf bezleri de büyüyebilir. Tanı ve tedavisi tıpkı kadınlardaki meme kanseri gibi yapılır.

İnflamatuvar Meme Kanseri Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? İnflamatuvar tümörler meme kanserinin nadir (%1-5) ancak tehlikeli bir formudur. Belirtileri arasında; Meme derisinin 1/3 veya daha fazlasında cilt ödemi (portakal kabuğu görünümü), kızarıklık ve meme cildinde ısı artışı bulunur. Bu nedenle meme iltihabı zannedilip, başlangıçta antibiyotik ile tedavi denenebilir. Ancak antibiyotik tedavisi ile gerilemeyen kızarıklık ve ağrılı bir meme iltihabı varsa inflamatuvar meme kanseri olup olmadığını saptamak için cilt ve cilt altını içeren cerrahi biyopsi yapılması gerekir. İnflamatuvar meme kanserinin tedavisine öncelikle kemoterapi ile başlanır. Daha sonra ameliyat meme alınarak (mastektomi), koltuk altı lenf bezlerinin durumu incelenir. Ameliyatı takiben tekrar kemoterapi ve radyoterapi ile tedaviye devam edilir.

Meme Kanserinin Ameliyatla (Cerrahi) Tedavisi Nasıl Yapılır? Erken dönem meme kanserinin öncelikli tedavisi cerrahidir. Hangi cerrahi yöntemin uygulanacağına hasta özellikleri ile diğer klinik ve patolojik değişkenleri dikkate alınarak karar verilir. Hastanın yaş, aile öyküsü, menopoz durumu ve genel sağlık gibi özellikleri değerlendirilir. Bazı hastalar tanı anında BRCA gen mutasyonları için genetik teste tabi tutulabilir. Bazı riskli hastalara genellikle kanser olan memenin yanı sıra karşı meme kanseri riskinin azaltılması için iki memenin alınması da tavsiye edilebilir. Cerrahi için tümörün meme içindeki yeri ve meme boyutuna göre tümör boyutu değerlendirilir. MODİFİYE RADİKAL MASTEKTOMİ (MEMENİN TAMAMININ VE KOLTUK ALTI LENF BEZLERİNİN ALINMASI) Erken dönem meme kanserinin öncelikli tedavisi cerrahidir. Hangi cerrahi yöntemin uygulanacağına hasta özellikleri ile diğer klinik ve patolojik değişkenleri dikkate alınarak karar verilir. Hastanın yaş, aile öyküsü, menopoz durumu ve genel sağlık gibi özellikleri değerlendirilir. Bazı hastalar tanı anında BRCA gen mutasyonları için genetik teste tabi tutulabilir. Bazı riskli hastalara genellikle kanser olan memenin yanı sıra karşı meme kanseri riskinin azaltılması için iki memenin alınması da tavsiye edilebilir. Cerrahi için tümörün meme içindeki yeri ve meme boyutuna göre tümör boyutu değerlendirilir. BASİT MASTEKTOMİ (SADECE MEMENİN TAMAMININ ALINMASI) Koltuk altı lenf bezlerine dokunmaksızın meme dokusunun üzerindeki cilt ve meme başı ile birlikte tamamının alınması ameliyatıdır. Basit mastektomi adayları; Kanser başlangıcı (duktal karsinoma in situ) olan hastalar, Meme koruyucu cerrahi sonrası yineleyen tümörü olan hastalar, Önleyici (proflaktik) mastektomi gereken hastalar ve Ülsere ve/veya kanayan ilerlemiş tümörü (tuvalet mastektomi) olan hastalardır. MEME KORUYUCU CERRAHİ (SADECE KİTLENİN ALINMASI) Meme koruyucu cerrahi sadece tümörün etrafından bir miktar sağlam meme dokusu ile birlikte çıkartılması ve koltuk altı lenf bezlerinin incelenmesi işlemidir. Bu ameliyattan sonra ameliyat bölgesine etrafta kalmış olma ihtimali bulunan tümör hücrelerini yok etmek amacıyla ışın tedavisi (radyoterapi) yapılır. ​Meme koruyucu cerrahi de memenin tamamının alınması (MRM) kadar sık uygulanır olmuştur. ​Meme koruyucu cerrahi sonrasında yapılan radyoterapi uygulaması lokal nüks oranlarını %12’lere kadar geriletir. Böylece MKC'nin MRM'ye alternatif olmasını sağlamıştır. ​Meme koruyucu cerrahi; Memede yaygın kanser varlığı, Hamilelik, Göğüs duvarına daha önceden radyoterapi alınması, Bazı başka hastalıkların varlığı, Meme-tümör oransızlığı, Hastanın MKC'yi tercih etmemesi ve 5 cm’den büyük tümör varlığı durumunda uygulanmaz. ÖNLEYİCİ (PROFLAKTİK) MASTEKTOMİ Önleyici (profilaktik) mastektomi; meme kanseri riski yüksek olan kadında kanser gelişmeden meme dokusunun tamamının alınmasını ifade eder. Bu ameliyat prensip olarak risk azaltılması için uygulanmaktadır. Beraberinde BRCA1/BRCA2 gen mutasyonları olsun olmasın meme kanseri açısından güçlü aile hikâyesi olan kadınlarda her türlü seçenek açıklandıktan sonra uygulanabilir. Ailesinde veya kendisinde güçlü meme kanseri hikâyesi olan, Lobuler karsinoma in situ veya atipik hiperplazi risk faktörleri bulunan, Riskli genetik yapıya sahip olan veya Geçmişte birçok kez meme biyopsisi yapılan kadınlar profilaktik mastektomi adayıdırlar. DERİ KORUYUCU MASTEKTOMİ Deri koruyucu mastektomi, meme derisinin korunarak tüm meme dokusunun meme başı ve çevresindeki koyu renkli bölgenin birlikte çıkarılması işlemidir. Basit mastektominin bir çeşidi olup mükemmel kozmetik sonuç almanın bir diğer seçeneğidir. Ameliyat çıkarılan dokunun yerine meme protezi yerleştirilerek tamamlanır.

Sentinel Lenf Bezi Biyopsisi Nedir? Hangi Durumlarda Yapılır? Koltuk altı lenf bezlerinin durumu meme kanseri olan kadınlarda hastalığın gidişatını tayin etmede önemli bir faktördür. ​Erken evre meme kanseri olup da muayenesinde koltuk altında patolojik lenf bezi saptanamayan hastalarda koltuk altı lenf bezlerinin ameliyatta incelenerek gerekiyorsa temizlenmesi günümüzde altın standart haline gelmiştir. Böylece ameliyata bağlı çıkması beklenen komplikasyonların bir kısmını azaltmak mümkündür. Özellikle ameliyattan sonra gelişme olasılığı olan lenf ödem riski azaltılmış olur. Böyle hastalara mavi boya ve/veya lenfosintigrafi ile SLNB yapılması, bu hastaların büyük bir kısmında koltuk altı lenf bezlerinin gereksiz yere çıkartılmasını önler. Buna bağlı istenmeyen yan etkiler ve ekonomik kayıplar azaltılmış olur. Sentinel lenf bezi biyopsisinde; ameliyattan önce koltuk altına giden ilk lenf bezlerini işaretlemek için radyoaktif bir madde memeye enjekte edilir. Bu işaretleme bazen ameliyatta memeye mavi renkli bir sıvı enjekte edilerek de yapılır. Bu iki yöntem bir arada da uygulanabilir. Daha sonra eğer sadece radyoaktif madde verilmişse özel bir detektör ile eğer sadece mavi boya verilmişse gözle bulunarak koltuk altına giden lenf bezlerinden örnek alınır. Eğer her ikisi de uygulanmışsa hem detektör hem de gözle lenf bezleri aranır. Bulunan lenf bezleri ameliyat devam ederken kanser varlığının tespiti açısından patolojiye gönderilir. Patolojinin verdiği rapora göre eğer kanser sıçramışsa koltuk altı lenf bezleri tamamen çıkartılır. Sıçrama yoksa koltuk altı lenf bezlerine dokunulmaz.

MEMENİN KANSER OLMAYAN HASTALIKLARI

Memenin Fibrokistik Değişiklikleri Memenin fibrokistik değişiklikleri ne demektir? Kimlerde görülür? Fibrokistik değişiklikler memenin en sık karşılaşılan lezyonlarıdır. Esasen bir hastalık değil, daha çok patolojik veya anatomik bir düzensizlik durumudur. Çoğunlukla 30-50 yaş arasındaki kadınlarda görülür. Menopoza girmiş ve hormon destek tedavisi görmeyen kadınlarda nadirdir. Fibrokistik değişikliklerin arasında en sık olarak kistlere rastlanır. 35-50 yaş arasındaki kadınların üçte birinde kistler vardır. Otuz yaş altında ve 65 yaş üzerinde kist görülme olasılığı düşüktür. ​Memenin fibrokistik değişikliklerinin belirtileri nelerdir? Genellikle herhangi bir belirti vermeyen kitle şeklinde tesadüfen saptanırlar. Özellikle adet öncesi dönemde ağrı ve hassasiyet de sıklıkla kitleye eşlik eder. Bazen meme başı akıntısı da olabilir. Bazı hastalarda adet öncesi dönemde kistlerin genişleme eğilimi nedeniyle konforsuzluk hissi gelişebilir. Sıklıkla birden fazla ve her iki memede olabilirler. Bazı hastalar adet öncesi büyüyen ve adet sonrası küçülen kitleler olarak hissedebilirler. Memenin fibrokistik değişiklikleri kansere sebep olur mu? Tek başına fibrokistik değişikliklerin kansere dönüşme riski son derece düşüktür. Ancak tanı aşamasında kanser ile karıştırılabilir. Bu nedenle klinik olarak FKD ile kanseri birbirinden ayırt etmenin mümkün olmadığı durumlarda mutlaka iğne biyopsisi yapılır. Hala tanı konamazsa cerrahi biyopsi de yapılabilir. Memenin fibrokistik değişiklikleri nasıl tedavi edilir? Kistler genellikle sadece takip edilirler. Gerektiğinde ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Ağrı ile birlikte olan yaygın fibrokistik değişikliklerde memeye yönelik travmadan kaçınmak gerekir. Destek amacıyla gece/gündüz sutyen takılması uygun olur. Tedavide bazı antiinflamatuar kremler denenebilir. Ancak modern tedavide hormon ilaçlarının yeri yoktur. Aşırı ağrıları olan hastalarda sentetik hormon ilacı kullanılabilir. Menopoza girmiş olan kadınlarda ağrıyı azaltmak için (eğer kullanıyorlarsa) hormon destek tedavisi bırakılmalıdır. FKD'de kafein kullanımının bıraktırılmasının rolü tartışmalıdır. Bazı hastalar kahve, çay ve çikolata tüketiminin kısıtlanmasından fayda görebilirler.

Fibroadenom Fibroadenom nedir? Kimlerde görülür? Fibroadenomlar genç kadınlarda özellikle ergenlikten sonraki 20 yılda memenin en sık görülen iyi huylu kitleleridir. Hastaların %10-15’inde birden fazla fibroadenom vardır. Tipik olarak fibroadenom oval, kauçuk kıvamında, kısmen hareketsiz ve ağrısız kitle şeklinde kendini belli eder. Genç kadınlarda tanısı muayene ve ultrasonografi ile kolaylıkla konabilmesine rağmen, 30 yaşını geçen kadınlarda fibrokistik değişiklikler ve kanser riski açısından dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Fibroadenom menopozdan sonra normalde görülmemesine karşın, hormon destek tedavisi alan kadınlarda gelişebilir. Fibroadenom kansere dönüşür mü? Fibroadenomların kansere dönüşme riski son derece düşüktür. Bu konuda dünyada geniş çaplı bir çalışma bildirilmemiştir. Fibroadenom nasıl tedavi edilir? Eğer kalın veya ince iğne biyopsisi ile tanı konabilirse başkaca bir tedaviye gerek yoktur. Ancak tanı kesin değilse cerrahi olarak çıkartılmalıdırlar. Bir santimetreden küçük fibroadenomlar normal kabul edilirken, 1-3 santimetre arasındaki büyüklüktekiler takip edilebilir. Üç santimetreden büyük çaptaki dev fibroadenomların cerrahi olarak çıkartılması önerilir.

Meme İltihabı (Mastit) ve Apsesi Meme iltihabı (mastit) ve meme apsesi nedir? Belirtileri nelerdir? Meme enfeksiyonları her yaştaki kadında görülebilir. Genellikle ağrı, ısı artışı, şişlik ve kızarıklık gibi iltihabın tüm belirtileri saptanır. Tedavi edilmeyen meme iltihapları meme apsesine neden olur. Başlıca hamileliğe bağlı ve hamileliğe bağlı olmayan enfeksiyonlar olarak iki gruba ayrılırlar. Hamileliğe bağlı meme iltihabı (mastit) ve meme apsesi nasıl tedavi edilir? Hamileliğe bağlı enfeksiyon çoğunlukla doğumdan sonraki ilk bir ay içerisinde ortaya çıkar. Bu enfeksiyona çoğunlukla bebeğin emerken meme başını zedelemesi yol açar. Bu durum özellikle emzirme konusunda tecrübesiz, ilk bebeğini doğurmuş acemi annelerde ortaya çıkar. Enfeksiyon varlığında uygun antibiyotik tedavisi, sıcak veya soğuk kompres uygulaması yapılır. Memelerin sarkarak ağrımasına engel olmak için çok sıkı olmayan sutyen kullanılmalıdır. ​Meme başından iltihap gelmiyorsa bebek emzirilmeye devam edilmelidir. Apse gelişiminde drenaj yapılır. Hamileliğe bağlı olmayan meme iltihabı (mastit) ve meme apsesi nasıl tedavi edilir? Hamileliğe bağlı olmayan enfeksiyonlarda belirgin bir sebep yoktur. Tedavisi antibiyotik, sıcak veya soğuk kompres uygulamasıdır. Memelerin sarkarak ağrımasına engel olmak için çok sıkı olmayan sutyen kullanılmalıdır. Apse gelişiminde drenaj yapılır.

Granülomatöz Mastit Granülomatöz mastit nedir? Granülomatöz mastit nadir görülen iltihabi bir meme hastalığıdır. Genellikle tek taraflıdır, ancak nadir durumlarda iki taraflı olabilir. Bazen de diğer memede daha sonra gelişebilir. Granülomatöz mastit kimlerde görülür? Granülomatöz mastit en yaygın olarak doğum yapmış genç kadınlarda görülür (doğumdan sonraki beş yıl içinde). Doğum yapmamış kadınlarda veya erkeklerde de görülebilir. Granülomatöz mastitin sebepleri nelerdir? Sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bazı mikroorganizmalar suçlanmışsa da kesin olarak etken olduğu ispat edilememiştir. Bazı durumlarda kanda prolaktin hormonunda artış saptanmışsa da granülomatöz mastit oluşumundaki rol tam olarak ortaya konamamıştır. Granülomatöz mastit kansere dönüşür mü? Granülomatöz mastitli hastalarda meme kanseri gelişme riskinde artış yoktur. Granülomatöz mastitin belirtileri nelerdir? Nasıl saptanır? Granülomatöz mastit, bir kitle şeklinde fark edilebilir. Ciltte iltihabi görünüm ve apseler şeklinde görülebilir. Tek bir odakta görülebileceği gibi, aynı anda memenin birkaç farklı yerinde gelişebilir. Ayrıca meme ucunda çöküntü, ciltte apse ve selülit görünümü olabilir. Koltuk altı lenf bezleri ağrılı ve büyük olabilir. Apseler haftalar veya aylar boyunca tekrarlayabilir. Bu durum kanser ile karıştırılmasına neden olabilir. Tanısı genellikle ultrasonografi ve kitleden alınacak kalın iğne biyopsisi (tru cut biyopsi) veya cerrahi biyopsi ile konur. Granülomatöz mastit nasıl tedavi edilir? Tedavisine genellikle geniş etkili antibiyotik ve antiinflamatuvar ilaçlarla başlanır. Daha sonra kültür sonucuna göre antibiyotik tedavisi yeniden düzenlenir. Apse gelişmişse cerrahi drenaj gerekir. Uygun tedaviye rağmen geçmeyen veya daha da ilerleyen granülomatöz mastit varlığında steroid veya metatreksat eklenebilir. Ancak bunlar çok ciddi ilaçlardır ve cerrahın kesin kontrolü altında kullanılmalıdırlar.

Meme Ağrısı (Mastalji, Mastodini) Meme ağrısı (mastodini, mastalji) neden olur? Meme ağrısı meme polikliniklerine başvuran kadınların büyük çoğunluğunun esas şikâyet konusunu oluşturur. Gerçek nedeni çok iyi bilinmemekle birlikte; Östrojen-progesteron dengesinde bozulma, Prolaktin fazlalığı veya salgılanma ritminde bozukluk, Süt kanallarında genişleme, Büyük gergin duvarlı kistlerin varlığı başlıca nedenler arasındadır. Mammografi ve ultrasonografi ile ciddi bulgular saptanmaz. Meme ağrısı (mastodini, mastalji) kanser belirtisi midir? Tek başına meme ağrısı kanser için bir belirti olmaktan uzaktır. Kansere ilişkin diğer belirti ve bulgular olmaksızın sadece meme ağrısı ile kendini gösteren meme kanseri oranı sadece %5’tir. Meme ağrısı (mastodini, mastalji) nasıl tedavi edilir? Adete bağlı meme ağrıları genellikle kanamadan önceki hafta şiddetlenen ve kanamanın başlaması ile azalan veya kaybolan ağrılardır. Genelde memenin üst dış kadranlarında daha fazladır. Bazen ağrı memede şişme ve gerilme hissi ile beraberdir. Bazı ağrı düzenleyici ilaçlardan fayda görebilir. ​Adete bağlı olmayan meme ağrıları daha keskin ve sınırlı ağrılardır. Bazen meme devamlı olarak ağrıyabilir. Tedaviye iyi cevap vermezler. Boyun fıtığı, boyun veya omuzda kireçlenme, romatizma gibi durumlarda ortaya çıkan ağrılar da memeden kaynaklanıyor gibi hissedilebilir.

Meme Ucundan Akıntı Gelmesi Meme başı akıntısı neden olur? Emzirme döneminde olmamasına rağmen meme başından gelen akıntı kadınlarda sık görülen bir durumdur. En sık sebepleri şöyle sıralanabilir: Süt kanallarında genişleme (en sık), Süt kanalı içinde papillom ve Kanser (en nadir). Bu ayırımlarda akıntının özellikleri tam olarak ortaya konmalıdır: Akıntının özelliği (seröz, kanlı, diğer), Beraberinde bir kitlenin varlığı, Tek memeden veya her iki memeden akıntı, Tek veya birden fazla kanaldan akıntı gelmesi, Akıntının kendiliğinden (devamlı veya aralıklı olarak) veya sıkmakla olması, Adet ile ilişkisi, Menopozda olup olmaması ve Doğum kontrol hapı veya östrojen alan hastalar. Tek bir kanaldan gelen tek taraflı, kendiliğinden gelen seröz veya kısmen kanlı akıntı sıklıkla kanal içi papilloma bağlıdır. Nadiren kanser nedeniyle de ortaya çıkabilir. Bir kitle hissedilmeyebilir. Kanlı akıntının sebebi çok büyük oranda iyi huylu kanal içi papillomdur. Ancak kanser olasılığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Menopoza girmemiş kadınlarda, adetten hemen önce kendiliğinden ve birden fazla sayıda kanaldan gelen akıntı, ister tek taraflı isterse de iki taraflı olsun sıklıkla memenin iyi huylu değişikliklerine bağlıdır. Akıntının rengi yeşil veya kahverengi olabilir. Emzirmeyen kadında birden fazla kanaldan gelen sütümsü akıntı (galaktore) beyinden prolaktinin fazla salgılanması sonucu olarak endokrin sorunlara bağlı olarak ortaya çıkar. Bu hastalarda bir hipofiz tümörünün araştırılması açısından serum prolaktin seviyelerine bakılır. Ayrıca bazı psikiyatrik ilaçlar ve bazı başka ilaçlar da sütümsü akıntıların sebepleri arasında yer alır. Bu ilaçların kesilmesiyle akıntı da kesilir. Doğum kontrol hapı veya östrojen destek tedavisi de sıklıkla birden fazla kanaldan berrak, seröz veya sütümsü akıntıya sebep olabilir. Bu hastalarda akıntı sıklıkla hemen adet öncesi ortaya çıkar ve ilaçlar kesilince akıntı da kesilir. İltihabi akıntılar genellikle meme başının altındaki apseye bağlıdır. Meme başı akıntısı kanser belirtisi midir? Meme başı akıntısı bazı özel durumlar dışında nadiren kansere bağlıdır. Beraberinde bir kitle olan tek bir meme başından ve tek bir delikten kendiliğinden (meme başını sıkmaksızın) gelen kanlı akıntı nadir de olsa kanser belirtisi olabilir. Meme başı akıntısı nasıl tedavi edilir? Eğer akıntıyla beraber bir kitle saptanmamışsa, akıntı da kanlı değilse hasta bir yıl içinde 2-3 ayda bir kontrol edilir. Eğer sebebi saptanabilmişse sebebe yönelik tedaviler yapılır: Enfeksiyon varlığında antibiyotik tedavisi, Akıntıya sebep olan ilaçların kesilmesi, Yüksek prolaktin hormonu seviyelerini baskılayacak ilaçların verilmesi. Akıntıyı ekarte edebilmek ve böylece hem tanı hem de tedavi için ilgili süt kanalı cerrahi olarak çıkarılır.

Meme Papilomu Tekli (soliter) meme papillomu nedir? Nasıl tedavi edilir? Meme başının hemen altındaki süt kanallarında yerleşen parmaksı çıkıntı şeklindeki tek papillomlar en sık rastlanan papillom türüdür. Tekli (soliter) meme papillomunun belirtileri nelerdir? Soliter meme papillomu daha çok 35-55 yaş arasındaki kadınlarda görülür. Nadiren ele gelir. Sıklıkla kanlı veya berrak su şeklinde meme başı akıntısı ile ortaya çıkar. Tekli (soliter) meme papillomu nasıl tedavi edilir? Bu lezyonların içinde yer aldıkları kanal ile birlikte ameliyatla çıkartılması yeterlidir. Çoklu meme papillomu (papillomatozis) nedir? Belirtileri nelerdir? Papillomatoziste memenin diğer bölgelerinde gelişen papillomlar sayıca birden fazladırlar. Mammografi ile saptanabilirler. Meme başı akıntısına neden olmazlar. Çoklu meme papillomu (papillomatozis) nasıl tedavi edilir? Bu lezyonlarda cerrahi olarak çıkartılmaları sonrası nüks oranı %30 civarındadır. Juvenil papillomatozis nedir? Juvenil papillomatozis 20-30 yaşlarında ortaya çıkan meme dokusundaki epitel hücre büyümesidir. Gerçek papiller lezyon değildirler. Genellikle ailesinde meme kanseri olan genç kadınlarda görülür ve meme kanseri gelişme riski yüksektir. Meme papillomları kansere dönüşür mü? Tekli (soliter) meme papillomlarının kansere dönüşme olasılığı %0-15 arasındadır. Çoklu (papillomatozis) meme papillomlarında ve juvenil papillomatoziste bu oran %30'lara çıkar.

Meme Hamartomu Meme hamartomu nedir? Hamartomlar memenin kanser olmayan iyi huylu tümörlerindendir. Değişen miktarlarda bez, yağ ve fibröz dokuya sahiptirler. Meme hamartomunun belirtileri nelerdir? Memede tek başına, kapsüllü, ağrısız kitleler olarak ortaya çıkabilirler. Bazen de tarama mamografisinde tesadüfen saptanırlar. Meme hamartomu nasıl tedavi edilir? Hamartom şüphesi durumunda kitlenin cerrahi olarak çıkartılması hem tanı hem de tedaviyi aynı anda sağlar.

Memenin Filloid Tümörü Memenin filloid tümörü nedir? Memenin filloid tümörü çok hızlı büyüyen ve fibroadenoma benzeyen hücreden zengin stromalı bir tümördür. İyi sınırlı, sert, 3-4 cm. çapında mobil kitleler şeklinde ele gelirler. Çok büyük boyutlara ulaşabilir ve eğer uygun şekilde ameliyatla çıkartılmazlarsa nükseder. Memenin filloid tümörü kansere dönüşür mü? Filloid tümörlerin %65’i iyi huylu iken %10’u kanserdir. Geriye kalan %25 ise ara formu oluşturur. Memenin filloid tümörü nasıl tedavi edilir? İyi huylu ve ara form filloid tümörlerin tedavisi etrafından bir kısım sağlam meme dokusu ile birlikte tümörün ameliyatla çıkartılmasıdır. Kanserli filloid tümörlerin tedavisi ise tartışmalıdır. Uygun genişlikle bir meme dokusu ile tümörün tamamen alınması genellikle yeterli iken, bazı durumlarda memenin tamamının alınması (mastektomi) gerekli olabilir.

Galaktosel Galaktosel Nedir? Sebepleri Nelerdir? Galaktosel, yuvarlak, iyi sınırlı ve meme içinde kolayca hareket edebilen içi süt dolu kisttir. Genellikle emzirmenin kesilmesinden sonra veya emzirme sıklığı önemli ölçüde azaldığında ortaya çıkar. Ancak emzirmenin kesilmesinden 6 ila 10 ay sonra galaktosel oluşabilir. Sebebi tam olarak bilinmemektedir. Kistten alınan örneklerde koyu yeşil veya kahverengi tonlarda olabilen kalın, kremsi bir sıvı saptanır. ​Galaktosel nasıl tedavi edilir? Galaktoselin tedavisi için iğne ile kistin içini boşaltmak yeterlidir.

Jinekomasti Jinekomasti nedir? Belirtileri nelerdir? Erkeklerde bir veya iki memenin kadın memesi şeklinde büyümesi jinekomasti olarak isimlendirilir. Büyümenin yanı sıra memede hassasiyet de bulunur. Ergenlikteki çocuklarda (13-19 yaş) ve ileri yaştaki (50 yaşından büyük) erkeklerde daha sık görülür. Tek veya iki taraflı olabilir. Jinekomastinin sebepleri nelerdir? Gerçek neden tam belirlenememiş olmakla birlikte bu hastalarda sıklıkla hormon dengesizliği saptanır. Erişkin yaştaki erkeklerde görülen jinekomastinin nedeni araştırılmalıdır. Çeşitli ilaçlar, uyuşturucular, böbrek ve karaciğer yetmezliği jinekomastiye yol açabilir. Bazı testis tümörlerinde tek veya iki taraflı jinekomasti oluşabilir. Jinekomastiye sebep olan ilaçlar nelerdir? Jinekomastiye sebep olan ilaçlar arasında; Hormonlar, Çeşitli antibiyotikler, Androjen sentezini baskılayan ilaçlar, Ülser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, Kemoterapide kullanılan çeşitli ilaçlar, Çeşitli kalp ve damar ilaçları, Çeşitli antidepresan, anksiyete giderici ve antipsikotik ilaçlar bulunur. Jinekomasti kansere dönüşür mü? Tüm meme kanserlerinin sadece %1'i erkeklerde görülür. Meme dokusunun aşırı büyümesi anlamına gelen jinekomastide kanser dönüşümü son derece nadirdir. Jinekomasti nasıl tedavi edilir? Yapılan tetkiklerde herhangi bir hormon bozukluğu bulunursa öncelikle bunlar düzeltilir. Eğer varsa karaciğer, böbrek veya testis kaynaklı hastalıkların tedavisi yapılmalıdır. Son olarak eğer kozmetik olarak rahatsız edici bir görüntü varsa meme cildi ve meme başı korunarak aşırı büyümüş olan meme dokusu ameliyatla çıkartılır (subkutan mastektomi).

Mondor Hastalığı nedir? Belirtileri nelerdir? Mondor hastalığı, göğüs ön duvarı ve memenin yüzeyel damarlarını tutan bir tür damar iltihabıdır. Tipik olarak, memenin yan tarafında veya göğüs ön duvarında ani ağrı ile ortaya çıkar. Nadiren iki taraflı olur. Muayenede büyük yüzeysel damarlardan biri boyunca hassas, sert bir kordon şeklinde hissedilir. Mondor Hastalığı kansere dönüşür mü? İyi huylu olan bu hastalık bir kanser göstergesi değildir. Ancak tanıdan tam emin olunamadığında veya hassas kordonun yakınında bir kitle mevcut olduğunda biyopsi yapılabilir. Mondor Hastalığı nasıl tedavi edilir? Tedavide antibiyotik ve antienflamatuvar ilaçlar kullanılır. Etkilenen damar boyunca sıcak kompres uygulanır. Genellikle 4-6 hafta içinde düzelir.

Memenin Doğumsal ve Gelişimsel Anomalileri Memenin doğumsal ve gelişimsel anomalileri arasında; Meme başının yokluğu, Birden fazla meme başı bulunması, Meme başının içe çöküklüğü veya içe dönüklüğü, Memelerin birinin veya ikisinin birden yokluğu veya az gelişmesi, İkiden fazla meme varlığı ve Aşırı büyük meme vardır. ​Bu anomaliler, kozmetik olarak rahatsız etmediği sürece herhangi bir müdahale gerektirmez.

MEME HASTALIKLARINDA GÖRÜNTÜLEME

Mamografi Mamografi nedir? Mamografi ne zaman çekilir? Mamografi zararlı mıdır? Meme hastalıklarının görüntülenmesinde en önde gelen yöntemdir. Günümüzde mamografinin asıl rolü tarama amacıyla kullanılmasıdır. Bunun yanında tanı amaçlı, tanı konmuş hastalarda tedavi planlanması için ve tedavi sonrasında takipte kullanılan ana görüntüleme yöntemidir. Mamografinin tarama için kullanılmasındaki amaç, son yıllarda meme kanseri görülme sıklığındaki artışa karşın, hastalığı daha iyi prognozu ve tedavi şansı bulunan erken evrelerde yakalayabilmektir. Dünyada kabul gören genel eğilim tarama programlarında herhangi bir şikâyeti olmayan 40 yaş üstü kadınlarda mamografinin fizik muayene ile birlikte iki yılda bir uygulanmasıdır. Gerektiğinde yıllık olarak da kullanılabileceği gibi, yine gerekli hallerde 40 yaş altında da kullanılabilir. Tarama mamografisinin meme kanseri riskini artırdığına ilişkin hiçbir bilimsel veri yoktur.

Meme MR Manyetik rezonans (MR) görüntüleme nedir? Meme MR'ı ne zaman yapılır? Meme MR'ı zararlı mıdır? MR meme kanserinin saptanmasında kullanılan en hassas görüntüleme yöntemidir. Ancak her şüpheli kitle varlığında MR kullanılması doğru değildir. MR’ın kullanıldığı durumlar şöyle özetlenebilir: Mamografi veya ultrasonografide şüpheli olarak görülen ancak kanserden tam olarak ayırt edilemeyen kitlelerin değerlendirilmesinde, Meme protezi olan ve meme kanseri şüphesi olan kadınlarda ve silikon protezin yırtılma şüphesi olduğu durumlarda, Koltuk altı lenf bezinde meme kanseri olan ancak memesinde bir kitle saptanamayan kadınlarda kullanılabilir. Böylece gizli bir meme kanserinin saptanmasında faydalı olabilir. BRCA1 ve BRCA2 gibi gen mutasyonu taşıyan kadınlar için ameliyat öncesi yapılacak olan meme MR’ı aynı memede veya karşı memede bir kanserin saptanmasında faydalı olabilir. Meme kanseri açısından kuvvetli aile öyküsü olan veya geçmişte başka sebeplerle göğüs bölgesine radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanmış olan kadınların kontrolünde kullanılabilir. Bu gibi durumlarda tarama yapma sıklığı cerrah ve radyolog tarafından ortak bir kararla planlanır. Çok etkin olmamakla birlikte ameliyat öncesi verilen kemoterapinin etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılabilir. Memesine yönelik bir cerrahi girişim geçiren kadınlarda ameliyata bağlı değişiklikleri, kanserden ayırt etmede kullanılabilir. Meme MR'ı yapılırken gadalonium adlı ilacın uzun vadeli etkileri bilinmediğinden zararları konusunda kesin bir fikir birliği yoktur.

Meme Ultrasonografisi Meme ultrasonografisi nedir? Meme ultrasonografisi ne zaman yapılır? Meme ultrasonografisinin zararı var mıdır? Ultrasonografi ses dalgaları ile çalışan ve denizaltılarda kullanılan sonar sistemine benzer bir görüntüleme yöntemidir. Radyasyon kullanmaz. Ultrasonografi ile kitlelerde solid-kistik ayırımı yapılabilir. Meme dokusu yoğun kadınlar, genç kadınlar veya mamografide saptanamayan kitleler ultrasonografi ile değerlendirilir. Bazen memedeki yerleşim yeri nedeniyle mamografide görülemeyen kitleler ultrasonogarfide görülebilir. Ultrasonografi meme apselerinin değerlendirilmesini ve koltuk altı lenf bezlerinin incelenmesini olanaklı kılar. Ayrıca biyopsi, apse boşaltma gibi girişimsel radyolojide kılavuz olarak kullanılır. Bugünkü gelişmiş ultrasonografi sistemleri uygun şekilde kullanılırsa mamografik tanıya önemli katkıda bulunur ve biyopsi oranını azaltır.

Duktografi Duktografi nedir? Ne zaman yapılır? Memedeki süt kanallarını görüntülemeye yarayan duktografi meme başından kanlı sıvı akıntısı olduğunda kullanılabilir. Meme ucundan girilerek ana süt kanallarından bir veya birkaçına kontrast madde enjekte edilerek mamografi çekilir. Kanal içindeki papillomlar veya olası bir kanserli kitle bu filmde görülebilir.

bottom of page